Anne ÇocukDiyet

Doğum Sonrası Kilolardan Kurtulma

208views

Hamilelik zamanında bebeğin gelişimi için annenin mümkün olduğunca iyi beslenmesi gerekir. Buda epey kilo almasına neden olur. Bu kilolar her ne kadar annelere yakışsada hamilelik sonrası bunlardan kurtulmak gerekir. Doğum sonrası kilolardan kurtulmanın bir çok yolu mevcut. Bizde sizlerle bunlardan birkaçını paylaşıyoruz. Hatta 15 maddeye ayırarak dahada anlaşılabilir bir hale getirdik.

1. Öncelikle hamilelik sırasında yediğiniz içtiğinize pek dikkat edilmez. “Amaaan, kaç kere hamile olacağım sanki! Gelsin Nutella’lar, gitsin üzümler!” şeklinde beslenilir.
2. Böylece hamilelik sırasında gereğinin üstünde kilo alınır.
3. Bu gereğinden fazla alınan kilo (Amerika’daki fast food kültürüne yenik düşmenin sonucunda) önceden vücutta fazladan bulunan kilolara bir güzel eklenir.
4. Sonra bebek doğrulur. Yaklaşık bir 6-7 kilo kadar bebekti, plasentaydı, suydu derken hastaneye hediye edilir.
5. “Daha hastaneden çıkmadan şu kadar kilo verdim!” diye mantıksızca havalara girilerek doğumdan üç gün sonra profilden fotoğraf bile çektirilir.
6. Bebek bol bol emzirilir. Emzirmenin yaktıran bir operasyon olduğu inancıyla elden gelen ardına konulmaz, bir 13 ay kadar emzirilir.
7. Nitekim dokuzuncu ayın sonunda, adeta İngilizcedeki “9 months up, 9 months down” (*) deyişini doğrularcasına hamileyken alınmış olan kilolardan kurtulunur.
8. Ama henüz bitmemiştir… Hamilelik öncesinden yapışmış olan ve “doğumdan sonra tombullaşmış anne” havası yaratan fazlalıklar gıcık vermeye başlar.
9. “Ne yapsam da bu kilolardan kurtulsam” diye düşünülse de gerçekten kilo vermek için ciddi bir adım atılmadığı gibi poğaça-börek, annenin kafesindeki içli köfteler, kayınvalidenin ödül almış yemekleri bir bir mideye indirilmeye devam edilir.
10. Bu süre zarfında en ‘kilolusu’ kendinden en az 2 beden küçük dişilerle arkadaşlık edilir. Ve bu durumdan hoşnutsuz olunmaya başlanır.
11. Ama asıl bardağı taşıran damla “Çalışmayan Anne Sendromu“na yakalanıldığı andır. “Ben kimim, kendim için ne yapıyorum?” gibi sorgulamalara girilerek, kimseye olmasa bile kendine bir şeyleri kanıtlamak adına “Anne Olmadan Önceki Ben Olma” adında bir proje yaratılır ve iyi bir diyetisyenin yolu tutulur.
12. Yaklaşık 4 ay boyunca proje harfiyen uygulanır. Böylece sadece kendi için bir şeyler yapmış olmanın verdiği tatmin hissiyle ‘Birisinin annesi’ olmanın ötesinde bir kimliğe sahip olunduğu, sırf doğum yapıldığı, anne olunduğu için onun izlerini taşıma zorunluluğu olmadığı inancına varılırDogum sonrası .
13. Diyetisyenin söylediklerinin dışına çıkılan tek alan egzersiz yapmaktır. Çünkü maalesef hiçbir kudret takım sporu olmayan, yürüyüş bile olsa tek başına yapılan sporları sevdirmeye yeterli olamamıştır.
14. Yaklaşık 5 ay sonunda dolap köşelerinden eski kıyafetler çıkarılır. Bu da yetmez “Al senin olsun, ben nasıl olsa bir daha giyemem” diye kız kardeşe verilen elbiseler yüzsüzce geri alınır. Bir daha yüzüne bile bakılmayacağı düşünülen eteklere geri girildiği görüldüğünde artık proje tamamdır.
15. Diyetisyenin “Spor yapmazsan hemen alırsın, benden söylemesi!” tehditleri kulak ardı edilir. “Bir iki kilo daha verseydin daha emniyetli olurduk” yorumları halı altına süpürülür. Onun yerine 3′ü 3 yaşın altında olmak üzere 5 çocuk, 3 anne, 70 yaşlarında teyze-enişte, bir köpek ve sürekli masadan bir şeyler çalan 4 kedinin olduğu bir eve tatile (!) gidilir. Tatil sonunda kilolardan fazlasıyla kurtulmuş bir şekilde, bu kez belki de bir terapiste ihtiyaç duyularak eve dönülür.